25 Nisan 2013 Perşembe

Yabancılaşmak


Yaşadığın hayatın yapaylaştırılmış duygularından sıkıldığın olmadı mı hiç? Yalnızlığın dahi imajlandığı, insanların maskelendiği, duyguların ise çoktan yitirildiği günlerdeyiz. Bundandır köşeye çekilmiş yüzümüzün varlığı. Bazen sıkılmayı bir yana bırak tiksinir olursun hayatından ve kendinden. Üstün olma çabası, daha da komiği öyle görünme çabası sarmış insanları. Çoktan unutmuşuz aslımızı ve kaybetmişiz ufak rüyalarımızı.

Bir bisiklet düşün hiç bir şey yapamıyorsan. Bir çocuk düşün sokaktan akan suyun önüne baraj kuran ve bunu yaparken beyaz tişörtünü çamuru bulayan. Ya da değiştiriyorum artık kelimelerimi ambalajlanan kişiliklere inat; beyaz penyesini çamura bulayan. Baksır yerine don giyen, sadece bildiğin çay içen ve sıtarbakstan bir tane bile kahve adı bilmeyen. Çok şeyi metalaştırdı dünya; kadını, aşkı, hayalleri. Ama hiç bu kadar kaba bir göt olmamıştı daha önce, insanın kendisini kendisine metalaştırtmadan önce...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder