Küçükken bere ve kaşkol denen şeylerden nefret ederdim. Evden çıkmamla kaşkolumu burnumdan indirmem bir olurdu ve kırmızı bir burunla yürürdüm yolda. Çocukluk ne güzelmiş dün, bugün; artık üşür olduk yetişkinliğimizde.
Bir de hayaller vardı sevdiğim insanlar üzerinde. Onların hiç bir şeyden haberi olmadan sever, kavga eder, özür diler, barışır ve çoğu zamanda evlenirdim. Kendi kendime ne aşklar yaşadım çocuksu bedenimde. Üşümemem ondandı. Bu yüzden onlar ben kadar mutlu olamadı. Ne soğuğu hissedebildiler ne de sıcağı. Hepsi sadece kırmızı bir burunda kendiliğinden oluşan hayale bulanmış soğuk bir acıydı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder